Bariatrik Cerrahi

Bariatrik Cerrahi

Meme ve Hastalıkları

İçindekiler

Meme hastalıkları konumuza geçmeden önce meme nedir konusun anlaşılması gerekir. Meme gelişimi anne karnında başlar, doğum sırasında meme erkekte ve kadında aynı olup sadece büyük süt kanallarını içerir. Ergenlikte gelişmeye devam eder. Memeler gelişimini hamilelikte tamamlar.

Meme gelişiminde östrojen, progesteron, prolaktin, tiroid hormonları, kortizol ve büyüme hormonları gibi hormonlar etkilidir.

Meme süt üreten, 15-20 adet lobül denen bezler ve bu üretilen sütü meme başına taşıtan kanallar, meme başı ve büyük çoğunluğunu içeren yağlı destek dokudan oluşur. Erkeklerde süt kanalları mevcut olup, süt üreten bezler yoktur.

Meme Hastalıkları

Meme ile ilgili şikayetler kadınlar arasında oldukça yaygındır. Neredeyse her iki kadından birinde hayatının bir döneminde meme ile ilgili şikâyet ortaya çıkar.

Meme muayenesi ergenlikten sonra yılda 1 defa uzman hekim muayenesi ve ultrason ile yapılmalıdır. 40 yaşa gelindiğinde muayene ve ultrasona mamografi eklenerek yıllık meme muayenesi yapılır. Hastalar da ayda bir kez kendi kendine meme muayenesi yaparak aktif meme takibine katılmalıdır.

Eğer hastanın aile öyküsü (yakın akrabalarında meme kanseri) var ise, mamografi yaşı daha erkene çekilebilir. Birden fazla yakın akrabada kanser öyküsü olması durumunda genetik araştırma yapılabilir.

  • Meme kisti/Kistler,
  • Fibroadenom,
  • Mastodini/Mastalji(Meme Ağrısı),
  • Meme başı akıntısı,
  • Duktal Ektazi,
  • Mastit,
  • İntraduktal Papillom,
  • Yağ Nekrozu,
  • Filloid Tümör,
  • Galaktosel,
  • Adenoizis,
  • Jinekomasti,
  • Mondor Hastalığı,
  • Granülamator Mastit.

Meme hastalıkları denince akla ilk gelen meme kanseri olmasına rağmen iyi huylu meme hastalıkları daha yaygın görülmektedir. Hastalar her meme şikayetini kanser kaygı ve korkusu ile en kısa sürede çözme yoluna başvurmaktadır.

İyi huylu meme hastalıklarının birçok bulgusu meme kanseriyle benzerlik gösterir. Bu nedenle mutlaka meme kanseri ekarte edildikten sonra tedavisi yapılmalıdır. Memede ele gelen her kitle kanser değildir. Hastalar en çok memede ele gelen kitle şikâyeti ile doktora başvurmaktadırlar. Ancak mutlaka ayrımı yapılmalıdır. Bu kitlelerden;

  • İçi sıvı dolu olan keselere kist,
  • İçi farklı doku ile dolu olanlara da solid kitle diyoruz.

Meme Kistleri

  • Memede en sık görülen lezyonlar meme kistleridir. Memedeki süt kanalı bezlerindeki genişlemeler sonucu oluşur. 25-45 yaş arası kadınlarda daha sık görülür. Tek ya da birden fazla olabilir. Tek ve belli bir büyüklüğe ulaşan kistler kontrol sonrası kist içindeki sıvı iğne ile boşaltılabilir. Kist içeriğinden patolojik inceleme yapılır.
  • Kist içinden alınan sıvının özelliğine göre cerrahi gerekebilir. Kist boşaltıldıktan sonra tekrarlayan kistler için de cerrahi önerilir. Çoğunlukla memede ağrı ve ele gelen kitleyle fark edilir. Kistler çoğalabilir, büyüyebilir, kaybolabilir, bunlar kanser habercisi olarak değerlendirilmezler.

Fibroadenomlar

  • Fibroadenomlar kistlerden sonra memede en sık görülen ele gelen kitle sebebidir. 30 yaş altında sık görülür. Gebelikte büyümeye eğilimlidir. Düzgün sınırlı, sert ve hareket eden kitlelerdir. Boyutları değişkendir. Genellikle 2-3 cm ve üzeri olan fibroadenomların cerrahi olarak çıkarılması önerilmektedir. Büyük çoğunluğunda takipte kalmak yeterlidir.
  • Fibroadenomlar kansere dönüşmez. Hızlı büyüme görülebilir. Ergenlik döneminde görülen ve 5 cm’den büyük olan fibroadenomların da cerrahi olarak çıkarılması önerilir. Bunun dışında şekil bozukluğu içeriyor veya hasta rahatsızlık duyuyorsa cerrahi önerilir. Doğum kontrol hapı kullanımı fibroadenomlarda artış göstermez. Fibroadenomlar kendiliğinden kaybolma eğiliminde değildirler ve ancak büyük boyutlara gelmediği sürece takipte kalınması yeterlidir.

Meme Ağrısı (Mastodini/Mastalji)

Kadınlarda en sık görülen meme şikayetidir. Büyük bölümü fizyolojik ağrı dediğimiz menstrüasyon öncesi hormonal değişikliklere bağlıdır. Meme ağrısıyla kanser birlikteliği nadir görülür. Meme kanserleri genellikle ağrısız seyreder. Meme ağrısının en sık sebebi hormonal değişikliklerdir. Ancak hastaları en çok rahatsız eden ve kaygılandıran doktora gitmesini sağlayan şikayetlerdendir. Hastalar kas ağrısı ile meme ağrısını ayırt etmekte zorlandıkları için çoğunluğu kas ağrısı olan şikayetleri de meme ağrısı olarak bildirirler.

Fibrokistik meme yapısına sahip kadınlarda, adete yakın dönemlerde adet ağrısı sıklıkla gözlenir. Meme ağrısı olan her hasta mutlaka hekim tarafından değerlendirilir. Muayene ve tetkikleri yapıldıktan sonra normal olarak değerlendirilirse semptomatik tedavi edilir. Bazı durumlarda kafein, tuz ve yağ kısıtlaması, destekleyici sütyen kullanımı önerilir. Medikal tedaviden de fayda görülür. Meme ağrısı ile kanser birlikteliği nadir olarak gözlenir.

Meme Başı Akıntısı

Meme başı akıntısı da kadınlar arasında sık gözlenen şikayetler arasındadır ve değişik zamanlarda ortaya çıkabilir. Memenin sıkılarak meme başından akıntı gelmesi normal olarak kabul edilir. Meme başı akıntısının ciddiye alınması ve kanser ile ilişkilendirilebilmesi için kendiliğinden akıntının olması gerekir. Meme provokasyonu denen sıkma gibi işlemlerde meme başından akıntı gözlenir ancak bu bulgu hastalığı işaret etmez.

Meme başı akıntısı bulunan kadınlarda akıntının kendiliğinden olması ve kahverengi-kırmızı renkte olması kanseri düşündürebilir. Özellikle kanlı ya da kahverengi renkte olması önemli bir bulgudur. Böyle durumlarda meme başı akıntısından örnek alınarak laboratuvar incelemesi yaptırılmalıdır. Meme başı akıntısının büyük çoğunluğu doğum kontrol hapına, gebeliğe, menstrüasyona, travmalara, mekanik uyaranlara ve ilaçlara bağlı olarak gelişir. Fizyolojik akıntılar genelde tedavi gerektirmez.

Duktal Ektazi

Meme başı altında yer alan meme kanallarının genişlemesi ve bunların çevresinde inflamasyon ve fibrozis denilen değişikliklerle karakterize bir durumdur. Meme başından berrak, kanlı veya iltihaba benzer akıntıya neden olabilir. Muayenede kitle olarak ele gelebilir. Duktal Ektazi rahatsızlığı nadir olarak cerrahi gerektirir. Cerrahisinde genişlemiş olan meme kanalıyla birlikte etraf dokuların çıkarılması yeterlidir.

Mastit

Mastit meme dokusunun bir enfeksiyon ajanı ile ortaya çıkan enfeksiyonudur. Genellikle emzirme döneminde görülür. Meme başındaki çatlak ve erozyonlardan giren bakterilerle oluşur. Memede sertlik, kızarıklık, ağrı, ısı artışı meydana gelirken ateş yüksekliği, genel durum bozukluğu görülebilir. Sıklıkla doğru yöntemle yapılmayan emzirmeler sonucunda ortaya çıkar.

Eğer bu durum ilerlerse, memede apse gelişebilir. Meme apsesi oluşmadan enfeksiyon bulguları saptanırsa antibiyotik ile tedavi edilir. Emzirme durdurulabilir. Tedavi geciktiği taktirde tek ya da çok sayıda apse görülür. Eğer apse oluşmuş ise mutlaka boşaltılması gerekir ve alınan örnekten kültür antibiyogram yapılarak uygun antibiyotik tedavisi verilir. Emzirme dışında meydana gelen enfeksiyonlar subareolar mastit olarak adlandırılır. Bu da meme başı etrafında gelişen bir iltihap çeşididir. Sigara kullanımıyla ilişkilendirilir. Hastalarda oluşan şikayetler ilerlemeden mutlaka erken dönemde değerlendirilerek tedavisi düzenlenmelidir.

İntraduktal Papillom

Meme başı arkasındaki kanallar içerisinde oluşan iyi huylu kitlelerdir. Genellikle 40-50 yaş arası görülür. Meme başı akıntısıyla kendini gösterir. Akıntı değişik özelliklerde olabilir. Muayenede ele gelme olasılığı azdır. Gerektiği durumlarda cerrahi olarak içinde bulunduğu kanalla birlikte çıkartılır. Kanlı meme başı akıntısının en sık rastlanılan sebebidir.

Yağ Nekrozu

Nadir görülen bir meme lezyonudur. Yağ dokusundan zengin olan memelerde görülür. Travma ve enfeksiyon nedeniyle oluşabilir. Kitle oluşturması meme başında veya derisinde çekinti oluşturması nedeniyle kanser ile karışabilir. Radyoterapi ve segmental rezeksiyon sonrası sık görülür. Muayene ve mamografi bulguları meme kanserine çok benzediğinden biyopsi ya da açık cerrahiyle kesin tanı ve tedavisi yapılır.

Filloid Tümör (Sistosarkoma Filloides)

Filloid tümör, fibroadenomun bir türü olarak kabul edilir. Hızlı büyüdüğü için ilk başvuruda fibroadenomdan daha büyük boyuttadır. Bu tümör genellikle iyi huyludur. Nadir olarak kötü huylu türüne rastlanır. Muayenede sert, hareketli ve lobüllü bir kitle olarak ele gelir. Büyüklüğü 3-4 cm üzerindedir.

İyi huylu olan türün tedavisinde etrafındaki meme dokusuyla birlikte kitlenin çıkartılması yeterlidir. Görüntü olarak karnabahar görünümünde olup, kistik boşluklara doğru gelişen polipoid kitle şeklindedir. Mamografide fibroadenomdan ayırt edilemez. Fibroadenoma göre daha ileri yaşlarda görülür.

Memede görülen kitlelerin %1’inden daha azını oluşturur. Kötü huylu olanlarda basit mastektomi yeterlidir. Koltuk altı lenf bezlerine yayılım bildirilmemiştir. Bu yüzden koltuk altı cerrahisi yapılmaz. Sıklıkla memede lokal nükslerle seyreder.

Galaktosel

Emzirme döneminde veya emzirme kesildikten sonra görülen nadir bir hastalıktır. Sütün kistik bir yapıda birikmesiyle oluşur.

Adenozis

Meme dokusundaki süt üreten yapıların/kanalların çoğalmasıyla meydana gelen iyi huylu bir oluşumdur. Memenin herhangi bir yerinde olabilir. Sınırları net olmayan nodüller olarak ele gelir. Lezyon yaşlandıkça fibrozis gelişir. Kesin tanı için biyopsi yapılır.

Jinekomasti

Erkeklerde görülen çeşitli faktörlerin etkisiyle meme büyümesidir. Jinekomasti fizyolojik olarak yenidoğan dönemi, ergenlik ve yaşlılık döneminde görülebilir. Patolojik jinekomasti ise, birçok kronik hastalık, ilaç ve tümörle birliktelik gösterebilir. Ancak genel olarak jinekomasti, erkek memesinde kanser riskini artırmaz. Hastaların büyük çoğunluğu estetik kaygı ile doktora başvurmaktadırlar.

Oluşumunda östrojen hormon fazlalığı, androjen yetmezliği ve ilaçlar rol oynar. 10 yaş altı çocuklarda erken ergenlik bulgularıyla olan veya olmayan jinekomasti, tümör açısından endokrin değerlendirmesi gerektirir. Ergenlik döneminde görülen jinekomasti tedavi edilmez, 2-3 yılda kendiliğinden düzelir ve genellikle tek taraflıdır. Nadiren tedavi gerektirecek kadar ciddi olursa, kontrol süreci içerisinde gerilemez ise ya da psikolojik sorunlara yol açarsa cerrahi düşünülebilir.

Yaşlılıkta görülen jinekomasti genellikle iki taraflıdır. Ciddi ağrı, hassasiyet ve sosyal hayatı bozan durumlarda tedavi gerektirir. Medikal tedavi kullanılabilir. Cerrahi; kanser tanısı konulur ise ve kozmetik nedenlerle yapılır.

Cerrahi subkutanoz mastektomi denilen jinekomasti dokusunun alınması şeklindedir. Kanser ekarte edilirse liposuction gibi minimal invaziv cerrahi yöntemler kullanılabilir. Jinekomasti, meme kanserine yol açan bir lezyon değildir.

Mondor Hastalığı

Memenin yüzeyel toplardamarlarında pıhtılaşma ve buna bağlı olarak gelişen enflamasyon halidir. Oluşumunda lokal travma ve zorlayıcı sert hareketler sorumlu tutulur. Olayın başlangıcında memede lokalize ağrı ve hassasiyet vardır. 3-4 hafta içerisinde ağrı azalır. 5-6 hafta içerisinde lezyon tamamen kaybolur. Genellikle tedavi gerektirmez.

Granülamatoz Mastit

Gelişmekte olan ülkelerde ve immünitesi baskılanmış hastalarda sık görülür. Geçirilmiş enfeksiyon ve travma nedenleri arasında olabilir. Antibiyotik tedavisine rağmen tekrarlayan apseler görülebilir.

Görüntüleme yöntemlerine rağmen kanserden ayırmak oldukça zordur. Kesin tanı için mutlaka biyopsi gerekir. Küçük kitleli hastalar takip edilebilir. Birden fazla odakta ise immüniteyi baskılayan ilaçlar kullanılabilir. Bağışıklığı baskılayan ilaçlara cevap vermezse cerrahi olarak çıkarılabilir.

Genç, doğurganlık çağındaki hastalarda idiopatik lobüler granülamatoz mastit sık görülür. Bu tür diğer enfeksiyon kaynaklarına bağlı olan granülamatoz mastitlerden ekarte edilmelidir. Çoğunlukla sebebi bilinmemektedir.

Paylaş
Öne Çıkan Yazılar
Open chat
Merhaba????
Nasıl yardımcı olabilirim?